| Erhan's profilehepimiz erhaneciyiz...!!...PhotosBlogLists | Help |
|
|
February 27 AFÖzür dilerim... Her kimsen, neysen, ne olduysan, ne olduysa, hepsi için, hepsi adına özür dilerim...
Gizsiz öznesi olduğum sentetik hayallerin ve yalanın önde gideni gülüşlerim... -Beden dilinin de kemiği yok- dokunduğum her bir hücrenden, dokunduğun her bir hücrem adına, özür dilerim...
Yalnızlığın posası gözyaşları... (ki vitamini de oradadır zaten) Belki yalandı onlar da; inandığım, inanmak istediğim bir yalan...
Özürlerim ve bilimum affetme sebeplerin, omzundan çaldığım saç telleri için, içinden seni çıkardığım şarkılardan ve içinden çıkamadığım herşeyden... Hepsi için, hepinizden, hepimiz adına, özür dilerim...
Erhan TAŞKIRAN February 12 Benim Şiirim...Önce saçlarımı kestirdim, aynada farklı bir yüz görmek adına...
Ardından uzamış sakallarımı - ki boşvermişliğimin bir simgesiydi onlar - kestim kendi ellerimle...
Banyolar yaptım, arındım eskilerimden ve eskilerimden yadigar herşeyden...
Soru soran gözler gördüm;
üçnoktaladım herbirini boş bakışlarla...
Değiştim...
Bir savaştan daha yenik ama sağlam çıktım...
Yeni kadınlar, pembenin yeni tonları, yeni rujlar, yeni ayrılıklar ve yeni terkedilişler...
Hepsine hazırım..!
Göğsümdeki sargıdan kan sızsa da hala,
şarkılar şiirler daha da acımasız gelse de üzerime,
ben hazırım...
"Hadi...
Gelin üstüme...
Korkmuyorum..!" January 24 Tufan...
Şehirler arası yolculuklar yetmiyor artık,
uzaklar eskisi kadar uzak değil...
Kaçıp gittiğim yerlerin yerlisi oluyorum yavaştan,
ne acı...
Sigaralarım yanmıyor "baştankaybetmişliğim"e otobüs terminallerinde...
Oysa ben asıl onlara binip giderdim uzaklara...
...
Bir gemi yapmam lazım belki de...
Doldurmam lazım içine, her hüzünümden en az birer çift...
Üremeli hüzünlerim,
hiçbir gidenin soyu tükenmemeli...
Öyle çoğalmalılar ki güvertelerimde,
öyle...
Fırtınalar kopacak biliyorum,
durulacak sonra içim...
Karaya ayak basarken "önden buyurun" diyeceğim,
tüm "eski"lerime...
...belki de en güzeli böyle... December 13 gidemeyiş
...ne zaman gitsem senden, aklımı rehin bırakırım...
Bedenimi alır götürürüm en fazla, Ruhum sen..!
“su vanasını kapattık mı bey?” kıvamında gidişlerim, “sigortaları indirdik mi..?”
Hep bir kaybetme korkusu, hep bir paylaşma... Adına aldatılma diyemediğim.. Bir benim oluyorsun çünkü bir geri kalanların...
Şiirini yazsam düzyazı oluyor, Cümleni kursam şiir...
Her kafiyeye yakışıyor adın... Her satırın sonunda sen diye vazgeçtim tüm ölçülerimden…
Yeşile verdim namını, Küstü geri kalanlar...
Nereye gitsem sana seğirdi ayaklarım…
İstanbul’um… Benim küçük orospum…
December 12 Game OverGeldik – gördük – yendik birbirimizi: -3 kelime ile anlatılabilinen ilişkilerin figüranımsı başrolleri veya sürekli acelesi olan metropol geri zekalıları- Oscar’lar verdik kendilerimize, farklı dallarda; “Ne de güzel terk ettim ama?” Yalnız kaldık; gölge aradık… Gölgelerimizle avunacak kadar yalnız bıraktık kendimizi… Mumlar yaktık, uzasın diye gölgeler; başucumuza koyduk birbirimizi, dibimize ışık veremeyeceğimizi bile bile… Yandı, eridi her şey; aktık birbirimizin üstüne… Kokularımız sindi sinsice… Fırtınalar koptu, söndü mumlar Karanlıkla baş başa kaldık karanlıkta El yordamıyla eller aradık, yoktu kimse… Sokaklarımıza adlarımızı verdik birbirimizin unutulmamak adına… Basıp üzerlerine geçtik sonra, kendi çıkmazlarımıza doğru… Müsait bir yerde inmek istedik, durmadı dünya bir türlü… Zaman “geç”ti… Vakit doldu… Oyun bitti… Erhan TAŞKIRAN October 10 Buralardan GitmeÇok su verince ölür ya çiçekler, Ya da çok okşayınca başını bir kedinin, basar tırmığı gider… Su kadar acımasız mıdır gözyaşlarım bilemem, ama bir umut çürür gözlerim gidersen eğer, çürür de bu şehrin sensizliğini göstermez bana… hani bütün o eski aşklarını kuruttuğun defter aralarında; oyunlarıyla mutlu; belki daha çok oynatanıyla… Ve affedilmeyi çok seven Ki şimdiden özür dilerim sensiz yapamayacağım için… Yaramaz, bir boka yaramaz, bir çocuğum; büyümüş de küçülmüş… Sen ne güzel güldün, solmuyordun… ve ya ben güzel bahçıvandım, koymuyordum seni defter aralarına… Hem çok seviyordun benim kurumuş halimi; hem beni yormuyordun suyla güneşle… Çiçekler… Çiçek dediğin toprakta durur… Çiçekler sevildikçe büyür, sevindikçe ölür… Gitme diyorum sana beni çıkartmadan bu çizgili hatıra-metodluktan… Gitme, çiçeklerim ki üç-beş tane kaldı zaten, benimle ölür… Gömerler birkaç sayfa ileriye…
Buralardan gitme… Bu koca İstanbul sığmaz defter aralarına… Buralar gitsin, verelim kız kulesini Ankara’ya mesela… Sen gitme… Gitmek çözecekse, biri gidecekse, sen-ben-bu aşk sığmıyorsa buralara buralar gitsin, sen gitme... |
|
|